top of page

Yapay Zeka Raporu - 1. Bölüm

Türkiye özelinde, önümüzdeki 1-5 yıl içinde hangi robotların yaygınlaşacağını ve hangi meslekleri nasıl etkileyeceğini detaylı bir araştırma yapacağım. Araştırma kapsamında:

  • Satışa sunulacak ve popülerleşecek robot türlerini inceleyeceğim.

  • Türkiye'deki iş gücü dönüşümüne etkisini belirli meslekler üzerinden ele alacağım.

  • Her şeyi içeren kapsamlı bir rapor ve destekleyici bir tablo oluşturacağım.






Giriş


Robotik teknolojiler, üretimden hizmet sektörüne kadar her alanda hızla ilerleyerek iş yapış biçimlerini kökten değiştirmeye başlamıştır. Türkiye de bu dönüşüme büyük ilgi gösteren ülkeler arasındadır. Uluslararası Robot Federasyonu (IFR) verilerine göre 2022 sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 22.735 endüstriyel robot kullanımdadır; imalat sanayinde robot yoğunluğu 10 bin çalışan başına 45 robot iken otomotiv sektöründe bu oran 10 bin çalışan başına 344 robot gibi yüksek bir seviyededir (Robotlar aramızda... - InBusiness). Bu rakamlar her yıl artmaktadır. Dünya Ekonomik Forumu öngörüsü, 2025 yılına gelindiğinde küresel ölçekte makinelerin gerçekleştirdiği işlerin oranının %50’ye ulaşacağını belirtmektedir (Robotlar aramızda... - InBusiness). IFR ise önümüzdeki on yılda endüstriyel robot pazarının her yıl ortalama %12,4 büyümesini beklemekte ve toplam robot pazarının yaklaşık %40’ını işbirlikçi robotların (cobot) oluşturacağını tahmin etmektedir (Robotlar aramızda... - InBusiness). Bu gelişmeler ışığında, önümüzdeki 1-5 yıl içinde farklı türde robotların Türkiye’de piyasaya çıkması ve yaygınlaşması beklenmektedir. Aşağıda çeşitli robot türleri incelenerek bu robotların sektörel yayılım hızları ve belirli meslek grupları üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Ayrıca işgücü piyasasında yol açacağı değişimler ile Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren şirketler ve yatırımlar ele alınmıştır.


Endüstriyel Robotlar (Sanayi ve Üretim)

Endüstriyel robotlar, otomotiv başta olmak üzere imalat sektörlerinde uzun süredir kullanılmakta olup, önümüzdeki yıllarda daha akıllı ve esnek hale gelerek KOBİ’lere kadar yayılması beklenen bir kategoridir. Türkiye, kurulu endüstriyel robot sayısıyla dünyada 18. sırada yer almakta ve özellikle otomotiv, metal, beyaz eşya, elektronik gibi alanlarda yoğun robot kullanımı görülmektedir (Robotlar aramızda... - InBusiness) (Robotlar aramızda... - InBusiness). Yakın gelecekte 1-3 yıl içinde üretim hatlarında işbirlikçi robotlar (cobot) daha fazla rol alacaktır. Özellikle KOBİ’ler, Robotik Hizmet Olarak Servis (RaaS) modelinin yaygınlaşmasıyla yüksek başlangıç maliyeti olmadan robot kiralama yoluna giderek otomasyona geçebileceklerdir (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics). IFR’ye göre Robot-as-a-Service modelleri ve düşük maliyetli robotlar, küçük ve orta ölçekli işletmeler için bile robot kullanımını erişilebilir hale getirmektedir (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics). Bu sayede, daha önce sadece büyük şirketlerde görülen robotlu üretim, önümüzdeki birkaç yıl içinde daha geniş bir sanayi tabanına yayılacaktır.


5 yıl içinde, endüstriyel robotların üretimde çok daha yaygın hale gelmesi, ayrıca yeni sektörlere girmesi beklenmektedir. Örneğin, inşaat sektöründe ağır malzeme taşıma veya tehlikeli görevler için robotların kullanılması, laboratuvar otomasyonu gibi alanlarda robot yatırımlarının ortaya çıkması öngörülmektedir (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics). Robotik sistemler giderek daha gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile donatıldığı için, insanla otonom iş birliği içinde çalışan üretim süreçleri tasarlanacaktır (Robotlar aramızda... - InBusiness) (Robotlar aramızda... - InBusiness). Altınay Robot Teknolojileri’nden Ömer Eren’e göre gelecekte “robotlu veya otomasyona dayalı sistem ya da makinelerin giremeyeceği yer neredeyse kalmayacak”; sağlık ve tarım gibi sektörlerde bile otonom ve koordineli şekilde çalışan robotik sistemlerin hızla yaygınlaşacağını vurgulamaktadır (Robotlar aramızda... - InBusiness) (Robotlar aramızda... - InBusiness).


Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Endüstriyel robotlar geleneksel üretim hatlarında tekrarlayan veya tehlikeli işleri üstlenerek montaj işçileri, kaynakçılar, boya ustaları gibi mavi yakalı mesleklerin görev tanımını değiştirmektedir. Robotların devreye girmesiyle bu işlerde çalışan insan sayısı azalabilse de, insanlar tamamen devre dışı kalmamaktadır. Nitekim robotları kullanan fabrikalarda iş gücü genellikle daha verimli hale gelmekte ve insanlara daha nitelikli roller açılmaktadır (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Örneğin, bir montaj işçisi robot süreci devralınca, o işçi robot operatörü veya bakım teknisyeni rolüne geçerek robotun çalışmasını denetleyip optimize edebilir. Uluslararası gözlemler, robot yoğunluğu en yüksek ülkelerin en düşük işsizlik oranlarına sahip olduğunu, robotların genelde insanların yapmak istemediği “sıkıcı, kirli veya tehlikeli” işleri üstlendiğini göstermektedir (Robotlar aramızda... - InBusiness). Yani sanayide robotlaşma, kısa vadede bazı işlerde azalmaya yol açsa da uzun vadede verimlilik artışıyla yeni iş alanları yaratma potansiyeli taşır. Özellikle robot programlama, bakım ve entegrasyon gibi alanlarda yeni istihdam imkanları doğacaktır. Türkiye’de de robot teknisyeni, robot operatörü gibi mesleklerin önem kazanması beklenmektedir.


Hizmet ve Servis Robotları (Turizm, Perakende ve Genel Hizmet)

Hizmet sektöründe kullanılan robotlar, müşteri hizmetleri, yiyecek-içecek servisi, temizlik ve benzeri alanlarda insan personeli desteklemek üzere hızla gelişmektedir. Türkiye’de son dönemde özellikle restoran ve kafelerde “robot garson” uygulamalarına yönelik pilot projeler dikkat çekmektedir. Örneğin bazı restoranlar, siparişleri mutfaktan masaya taşıyan tekerlekli servis robotlarını denemeye başlamıştır. İzmir’de Akınrobotics firmasının bölge bayisi, yakın zamanda hastanelerde yardımcı eleman, fuarlarda stant görevlisi, kafelerde garson olarak robotların kullanılabileceğini ve özellikle restoran sektöründe robotların büyük kolaylık sağlayacağını belirtmiştir (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Nitekim 2023 itibarıyla Türkiye’de birkaç kafeterya ve otelde otonom servis robotları müşterilere yiyecek-içecek taşıma görevini üstlenerek komi/garson yardımcısı rolünde çalışmaya başlamıştır. Saha Robotik firması da restoranlarda siparişleri mutfaktan masaya otonom şekilde taşıyan, adeta bir “komi” gibi hareket eden servis robotları geliştirmektedir (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Bu tip robotlar 1-3 yıl içinde büyük şehirlerdeki restoran, kafe ve otellerde daha sık görülmeye başlanacaktır. Yine havaalanı, hastane, AVM gibi ortamlarda yol tarifi yapan, bilgi veren rehber robotlar ile zemin temizliği yapan otonom temizlik robotlarının da kiralama modeliyle tesislere girişi beklenmektedir. IFR verilerine göre pandemi döneminde Türkiye pazarında robotlara en çok talep hijyen sektöründen gelmiş, özellikle UV ışınlı sterilizasyon robotları hastane ve benzeri ortamlarda kullanılmaya başlanmıştır (Robotlar aramızda... - InBusiness). Akınrobotics tarafından geliştirilen UV-C dezenfeksiyon robotları, ameliyathane ve yemekhane gibi alanları insan müdahalesi olmadan sterilize edebilmektedir (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler) – bu da hizmet sektöründe temizliğin robotlara devredilmeye başlandığını gösteren bir gelişmedir.

5 yıl içinde, hizmet robotlarının yeteneklerinin ve yaygınlığının daha da artması öngörülmektedir. Otel resepsiyonunda check-in işlemi yapan robotlar, alışveriş merkezlerinde danışma hizmeti veren sosyal robotlar yaygınlaşabilir. Restoranlarda şu an basit tepsi taşımaya odaklanan robotlar, önümüzdeki birkaç yıl içinde daha insansı etkileşim yetenekleri kazanarak müşterilerle basit diyaloglar kurabilir hale gelecektir. Hatta bazı gelişmiş prototipler insansı formda olup, göz teması kurarak misafirlerle iletişim sağlayabilecek düzeye gelmektedir. Örneğin Akınrobotics’in geliştirdiği insansı sosyal robot ADA serisi, fuar, havalimanı, otel gibi ortamlarda karşılama ve yönlendirme görevleri yapmaya başlamıştır (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Bu eğilimlerin ışığında, 2025-2030 aralığında büyük otel zincirleri ve perakende mağazalarında hem kiralanan servis robotlarının rutin işgücü olarak çalışması hem de “robot dostu” akıllı ortamların kurulması beklenmektedir.

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Servis robotlarının yaygınlaşması, garson, komi, resepsiyonist, temizlik görevlisi gibi hizmet sektörü çalışanlarının rolünü doğrudan etkileyecektir. Tekrarlayan ve fiziksel işler robotlarca yapılmaya başladığında, bu pozisyonlardaki insan ihtiyacı kısmen azalabilir. Örneğin, hızlı servis restoranlarında müşteriler siparişlerini dijital kiosklar üzerinden verip robotlardan teslim aldıkça, kasa görevlisi ve garson sayısı azaltılabilir. Nitekim ABD’de bazı restoranlar mutfakta hamburger pişiren robot kollar (Flippy vb.) ve ön tezgâhta sipariş kioskları kullanarak asgari iş gücüyle faaliyet göstermeye başlamıştır (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?). Türkiye’de de fast-food zincirlerinin benzer otomasyonlara yönelmesi muhtemeldir. Bununla birlikte, hizmet sektöründe insan teması ve yaratıcılık gerektiren kısımlar önemini koruyacaktır. Robotlar rutin taşıma ve temizlik işlerini devralırken, insan çalışanlar daha çok müşteri ilişkileri, problem çözme ve denetim rollerine yönelecektir. Örneğin bir otelde resepsiyon robotu check-in yaparken, insan personel daha karmaşık müşteri talepleriyle ilgilenip memnuniyeti sağlamaya odaklanabilir. Ayrıca robotların işletilmesi yeni beceriler gerektirir: servis robotlarının bakımını yapan teknisyenler, robot operatörleri ve programlayıcıları gibi yeni iş pozisyonları ortaya çıkmaktadır (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor) (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Sonuç olarak, hizmet robotları bazı giriş seviyesi işlerde azalmaya yol açsa da, işletmelerde verimlilik ve kesintisiz hizmet artacaktır; insan çalışanlar ise daha nitelikli görevlere evrilmek durumunda kalacaktır.


Sağlık ve Bakım Robotları (Tıp ve Hasta Bakım)

Sağlık alanında robot teknolojileri hem teşhis/tedavi süreçlerinde hem de bakım hizmetlerinde devrim yaratmaktadır. Özellikle robotik cerrahi sistemler, yüksek hassasiyet gerektiren operasyonlarda cerrahlara yardımcı olarak yaygınlaşmaktadır. Türkiye’de pek çok büyük hastane, Da Vinci gibi robotik cerrahi sistemlerini üroloji, genel cerrahi ve jinekoloji alanlarında halihazırda kullanmaya başlamıştır. Son yıllarda cerrahi müdahale yapan robotların etkin şekilde kullanıldığı ve başarıyla uygulandığı görülmektedir (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Önümüzdeki 1-3 yıl içinde robotik cerrahinin daha da yaygınlaşarak, kamu hastaneleri de dahil olmak üzere birçok cerrahi merkezine girmesi beklenir. Bunun yanı sıra, hastanelerde otonom servis robotları da devreye giriyor: İlaç ve malzeme taşıyan, asansör kullanarak katlar arasında tıbbi malzeme dağıtan robotlar pilot olarak kullanılmaya başlanmıştır (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Örneğin, bazı ileri teknoloji hastanelerde hemşirelere yardımcı robotik arabalar hastane içinde laboratuvara numune taşıma veya odalara yemek dağıtma işlerini üstlenmektedir. Teletıp robotları da pandemiyle önem kazanmıştır; doktorların uzaktan hastayı muayene etmesine imkân veren, kamerayla donatılmış mobil robotlar kritik durumlarda kullanıldı ve bu teknolojinin önümüzdeki yıllarda daha sofistike hale gelerek yaygınlaşması olasıdır.

5 yıl perspektifinde, sağlık robotlarının yetenek seti ve kullanım alanı iyice genişleyecektir. Yapay zeka destekli cerrahi robotlar, ameliyat esnasında görüntüleri yorumlayıp cerraha öneriler sunabilecek, böylece operasyonlar daha güvenli ve hızlı hale gelebilecektir. Ayrıca hasta bakım robotları yaşlı ve engelli bakımında önemli rol oynayabilir: Örneğin felçli hastaların rehabilitasyonunda kullanılan dış iskelet (egzoskeleton) cihazları ve yürüme robotları daha uygun maliyetli hale gelerek yaygınlaşabilir. Gelişmiş ülkelerde denenen hasta kaldırma robotları (hastaları yataktan kaldırıp tekerlekli sandalyeye transfer eden mekanizmalar) Türkiye’deki bakım evlerinde de görülebilir. Yine sosyal robot asistanlar, huzurevlerinde veya evde yaşayan yaşlılara basit hatırlatmalar yapan, onlara arkadaşlık eden cihazlar olarak ortaya çıkabilir. Altınay firmasının öngörüsüne göre önümüzdeki yıllarda insanlarla ortak bir yaşam kültürünü paylaşacak robotlar hayatımıza girecek; cerrahiden yaşlı bakımına kadar pek çok alanda insan-robot etkileşimi iç içe olacaktır (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak) (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak).

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Sağlık alanında robotların kullanımı, cerrah, doktor, hemşire, hasta bakıcı gibi mesleklerin icra biçimini değiştirmektedir. Cerrahlar, robotik sistemler sayesinde daha az invaziv ameliyatlar yapabildiği için, operasyon sonrası komplikasyonlar ve iyileşme süreleri azalmaktadır; bu da bir cerrahın verimliliğini artırıp aynı sürede daha fazla hastaya bakabilmesini sağlayabilir. Cerrahlar robotik cerrahi konusunda eğitim alarak teknik becerilerini geliştirmek zorundadırlar, fakat bu teknolojiler cerrahların yerini almaz, onları güçlendirir. Hemşireler ve hasta bakıcılar açısından, rutin ve fiziksel açıdan zorlayıcı bazı görevlerin (ilaç tepsisi dağıtma, hastayı kaldırma gibi) robotlarca üstlenilmesi, onların hastaya daha fazla duygusal destek ve nitelikli bakım vermeye odaklanmalarını sağlayabilir. Örneğin bir hemşire, robot sayesinde hastanın ağır kaldırma işinden kurtulup daha çok gözlem ve iletişimle ilgilenebilir. Yaşlı bakım robotları ise bakım personelinin iş yükünü hafifleterek, artan yaşlı nüfusa daha iyi hizmet verilmesini mümkün kılabilir. Ancak uzmanlar, bakım gibi insan teması gerektiren alanlarda robotların tamamen insanın yerini almasının zor olduğunu, bu teknolojilerin ancak destekleyici rol oynayacağını belirtmektedir (Yapay zekanın küresel ekonomi ve istihdamı kökten değiştirmesi ...) (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Sonuçta sağlık sektöründe robotlar, insan hatasını azaltıp verimliliği yükseltirken; sağlık çalışanlarının rollerini daha teknik ve gözetleyici bir yönde dönüştürecektir. Sağlık robotlarının tasarımı, programlanması ve bakımı da yeni uzmanlık alanları (biyomedikal mühendislik, medikal robotik teknikeri vb.) yaratarak işgücü profilini zenginleştirecektir.


Lojistik ve Depo Robotları

Lojistik sektörü, robotik teknolojilerin hızlı biçimde benimsendiği bir diğer kritik alandır. Depolarda ve dağıtım merkezlerinde otonom mobil robotlar (AMR), otomatik yönlendirilen araçlar (AGV) ve robotik kol sistemleri kullanılmaya başlanarak mal hareketinin otomasyonu sağlanmaktadır. Özellikle büyük e-ticaret şirketleri depo operasyonlarında insan gücünü desteklemek için robotlara yönelmektedir. Yakın dönemde (1-3 yıl) Türkiye’deki büyük lojistik merkezlerinde depo içi taşıma robotları ve otomatik istifleme sistemleri daha yaygın hale gelecektir. Örneğin, uluslararası bazı zincirlerin Türkiye depolarında ürün toplama ve sıralama işlerini otonom robotların yapması için yatırımlar gündemdedir. ABB Türkiye’ye göre ülkemizde otomotiv dışında paketleme ve lojistik sektörlerinde de robotlar hali hazırda kullanılmaya başlamıştır ve kullanım alanları hızla genişlemektedir (Robotlar aramızda... - InBusiness). Depolarda insanların kullandığı forkliftlerin yerini alacak otonom forklifter prototipleri de denenmektedir. Ayrıca teslimat robotları alanında, kapalı site ve kampüslerde otonom kuryeler ile paket teslimatı gibi pilot projeler görebiliriz. Küresel ölçekte teslimat robotlarının pazarı 2022’de 4 milyar dolar iken 2030 yılında 30 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağı tahmin edilmektedir (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Bu hızlı büyüme, Türkiye’de de kargo-lojistik firmalarının ve hatta belediyelerin robotik dağıtım çözümlerine ilgisinin artacağını gösteriyor.

5 yıl perspektifinde, lojistikte robotların kullanımı adeta yeni norm haline gelebilir. “Akıllı depolar” tamamen otonom sistemlerle yönetilecek; raflarda dolaşıp stok sayımı yapan robotlar, 7/24 çalışan yükleme-boşaltma otomasyonları yaygınlaşacaktır. Büyük ölçekli dağıtım merkezlerinde insansız vinçler ve konveyör sistemleri entegre çalışarak insan müdahalesini en aza indirebilir. Şehir içi lojistikte ise otonom teslimat araçları (karayolunda giden insansız kargo araçları veya drone ile teslimat sistemleri) devreye girebilir. Dünya genelinde sürücüsüz kamyon konvoyları ve otonom kamyon pilotları başlamış durumdadır; benzer şekilde Türkiye’de de lojistik şirketleri otonom TIR teknolojilerini denemeye başlayabilir. Yakın gelecekte otonom araçlar yaygınlaştıkça tır ve taksi şoförlerine olan ihtiyacın azalacağı, sürücüsüz taşıtların günün 24 saati çalışarak verimlilik getireceği öngörülmektedir (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?). 5 yıl içinde tamamen sürücüsüz olmasa da en azından yarı-otonom kamyonların uzun otoyol rotalarında kullanılması gerçekçi bir beklenti haline gelmektedir.

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Lojistik robotlarının yükselişi, depo çalışanları, paketleyiciler, kargo dağıtım elemanları ve sürücüler gibi meslek gruplarını önemli ölçüde etkileyecektir. Depo içinde ağır kaldırma, sırtında yük taşıma gibi fiziksel işler robotlara devredildikçe, bu görevleri yapan işçilerin sayısı azaltılabilir veya görev tanımları değişebilir. Depo işçileri daha çok robotların düzgün işlemesini gözlemleyen ve sorunlara müdahale eden süpervizörler haline gelebilir. Örneğin, Amazon gibi şirketlerde depo robotları çıktıktan sonra, insangücü paketleme ve denetim işlerine kaydırılmıştır. Türkiye’de de e-ticaret depolarında benzer bir dönüşümle, insanların robot operatörü veya sistem bakımcısı rollerine geçiş yapması beklenir. Forklift operatörleri ve şoförler açısından, otonom araçların benimsenmesi bu geleneksel işlere talebi azaltacaktır. Ancak tamamen yok olması kısa vadede mümkün olmadığı için, insan sürücüler daha teknik ve emniyet odaklı bir rol üstlenecek (örneğin otonom filoyu uzaktan izleyen operatörler gibi yeni görevler çıkabilir). Diğer yandan robotik lojistik sistemlerinin kurulumu ve bakımı yeni istihdam yaratır; robotik mühendisleri, filo yönetim uzmanları, veri analistleri gibi yeteneklere ihtiyaç artar. Bluepath Robotics şirketinden Fehim Düzgün, fiziksel olarak yoğun emek gerektiren işleri robotların devralmasının iş yapma şeklini ve ekonomik dinamikleri temelden etkilediğini, verimlilik artışı ve maliyet düşüşüyle şirketlerin rekabet gücünün arttığını vurgulamaktadır (Robotlar aramızda... - InBusiness). Bu da işgücüne uzun vadede olumlu yansıyabilir: robotlar verimi artırdıkça şirketler büyüyebilir ve yeni iş pozisyonları doğabilir. Özetle, lojistikte robotlaşma mevcut işlerin niteliğini değiştirecek, bazı rolleri azaltacak ancak aynı zamanda sektör genelinde üretkenliği yükselterek yeni iş imkanlarına kapı açacaktır.


Tarım Robotları

Tarım sektörü de robotik ve yapay zeka uygulamalarının giderek önem kazandığı bir alandır. Türkiye gibi tarımın ekonomide önemli paya sahip olduğu ülkelerde, iş gücü sıkıntıları ve verimlilik hedefleri nedeniyle tarımda otomasyon yatırımları hızlanmaktadır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics) (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Son yıllarda özellikle tarım droneleri yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda bile pek çok çiftçi, tarlalarını izlemek, ürün sağlığını kontrol etmek ve hassas ilaçlama yapmak için dronelardan yararlanıyor (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Önümüzdeki 1-3 yıl içinde, Türkiye’de tarım dronelerinin bitki sağlığı izleme ve ilaçlama amaçlı kullanımı çok daha geniş bir kesime yayılacaktır. DJI gibi büyük üreticilerin tarım drone modelleri ülkemizde distribütörler aracılığıyla çiftçilere sunulmakta ve bu teknolojinin maliyeti düştükçe orta ölçekli çiftçiler de edinebilir hale gelmektedir. Bunun yanı sıra yarı-otonom traktörler de bazı büyük işletmelerde devreye girmeye başlamıştır. GPS ve sensör donanımlı, belirli ölçüde kendi kendine gidebilen traktörler Türkiye’de sınırlı da olsa kullanılmaktadır; ekim, gübreleme gibi işlemleri hassas bir şekilde otomatik yapabilen bu makineler verimliliği artırmaktadır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Seracılık alanında da iklim kontrolü, sulama, hasat gibi işlerin robotlarla otomasyonu gündemdedir – büyük modern seralarda pencere açma, nem kontrolü gibi görevleri yapan robot sistemleri kurulmaktadır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Henüz yaygın olmasa da, meyve-sebze hasat robotları üzerindeki denemeler de Türkiye’de başlamıştır; özellikle işçi bulmakta zorlanılan bazı bölgelerde elma, çilek gibi ürünlerin robotla toplanmasına yönelik girişimler vardır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Bu gelişmeler, yakın gelecekte tarımda robot kullanımının artacağına işaret etmektedir.

5 yıl gibi orta vadede, tarım sektöründe robotların çok daha yetkin ve çeşitli uygulamalarla karşımıza çıkması beklenir. Tamamen otonom çalışan traktörler ve biçerdöverler pazara giriş yapabilir. Global ölçekte John Deere gibi firmalar sürücüsüz traktör prototiplerini tanıtmıştır; benzer teknolojiler Türk traktör üreticileri tarafından da takip edilmektedir. Hasat robotları konusunda, özellikle sera içi veya ağaç üstü hasatta robotik kolların kullanımı mümkün hale gelebilir. Örneğin domates, biber gibi sera ürünlerini toplayan robotlar veya fındık, elma hasat robotları 5 yıl içinde belli bölgelerde ticari kullanılabilirlik kazanabilir. Süt sağım robotları ve ahır otomasyonu da hayvancılıkta önemli bir trend; büyük ölçekli süt çiftliklerinde inekleri otomatik sağan robotlar Türkiye’de de kurulmaya başlandı ve 5 yıl içinde daha fazla çiftlik bu sistemlere geçebilir. Tarımda robotik uygulamalar yaygınlaştıkça, akıllı tarım konsepti iyice pekişecek; insansız hava, kara ve su araçları bir arada çalışarak üretim süreçlerini optimize eden bütünleşik sistemler ortaya çıkacaktır. Bu da tarımda verim artışı ve maliyet düşüşü sağlayarak, rekabet gücünü artıracaktır.

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Tarım robotlarının kullanımı, tarım sektöründeki mevsimlik işçiler, tarla çalışanları, traktör operatörleri gibi rolleri doğrudan etkiler. İlaçlama, çapalama, hasat toplama gibi zorlu işleri robotlar devraldıkça, bu işlerde insan gereksinimi azalabilir. Örneğin, daha önce onlarca işçinin günlerce süren ilaçlama işini bir drone filosu birkaç saatte tamamlayabilir. Bu durum özellikle genç nüfusun tarım işlerinde çalışmak istemediği bölgelerde işgücü açığını kapatmak açısından olumlu olacaktır. Ancak kısa vadede, düşük beceri gerektiren tarımsal işlerde çalışan insanların iş fırsatları daralabilir. Traktör sürücüleri de otonom makineler sayesinde farklı bir role evrilebilir; belki tarlada araç sürmek yerine birden fazla otonom aracı uzaktan izleyen teknikerler haline gelebilirler. Tarımda robotlaşma, fiziksel insan işçiliğine ihtiyacı azaltırken teknik bilgiye sahip personele ihtiyacı artırır. Çiftçiler veya tarım mühendisleri, dron pilotluğu, robotik bakım, veri analizi gibi konularda kendilerini geliştirmeye ihtiyaç duyacaklardır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Öte yandan, robotlar rutin işi yaparken, insan iş gücü daha çok denetim, karar alma ve uzmanlık gerektiren işlere odaklanabilir – örneğin ürün planlaması, piyasaya yönelik stratejiler gibi. Tarımda robotların en önemli etkilerinden biri de, kırsaldan kente göçü azaltma potansiyelidir: Eğer ağır tarla işleri robotlarla yapılır ve kırsalda üretim daha kârlı hale gelirse, genç nüfus tarımda kalmaya teşvik edilebilir. Sonuç olarak, tarım robotları sektördeki iş gücü açığını kapatıp verimliliği artırırken, geleneksel tarım emeğinde niteliksel bir dönüşüm gerektirecektir.


Güvenlik ve Savunma Robotları

Güvenlik alanında robotlar, hem askeri hem de sivil güvenlik uygulamalarında giderek daha görünür hale geliyor. Türkiye, özellikle savunma sanayisinde insansız sistemler geliştirme konusunda son yıllarda atılım yapmıştır. Örneğin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bomba imha robotları uzun süredir başarıyla görev yapmaktadır (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı). Elektroland Defence firmasınca geliştirilen TMR-I “Khan” bomba imha robotu, Türk ordusu, jandarma ve emniyet birimlerinde kullanılmakta ve yurt dışına da ihraç edilmektedir (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı) (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı). Bunun yanı sıra, farklı boyutlarda insansız kara araçları (İKA) prototipleri geliştirilmiş ve bazıları (ör. “Hançer” orta sınıf İKA) TSK’ya teslim edilerek kullanılmaya başlanmıştır (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı). Önümüzdeki 1-3 yılda, Türk güvenlik birimleri envanterine yeni insansız sistemlerin girmesi bekleniyor. Özellikle sınır güvenliği ve devriye faaliyetlerinde otonom araçlar test edilebilir. Özel güvenlik sektöründe de büyük kampüs veya tesislerde gece devriyesi yapan güvenlik robotlarının kiralama modeliyle kullanıma başlanması olasıdır. Dünya genelinde havaalanı, alışveriş merkezi gibi mekanlarda gezen devriye robotları (üstünde kameralar ve sensörler taşıyan, şüpheli durum tespiti yapan araçlar) pilot olarak kullanılmaktadır; benzer şekilde Türkiye’de havalimanları bu teknolojilere ilgi gösterebilir. Ayrıca Emniyet birimlerinin drone (İHA) kullanımına dayalı şehir gözetleme uygulamaları artacaktır – zaten trafik denetimi ve asayişte drone’lar aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Askeri alanda ise insansız hava araçları (SİHA’lar) konusunda dünya çapında söz sahibi olan Türkiye, bu deneyimini karadaki robotik sistemlere de yansıtmaktadır. Altınay firmasının kurucusu Hakan Altınay’ın belirttiği gibi, “ilerleyen dönemde muharebe alanında ön safta er pozisyonundaki askerleri görmeyeceğiz; orada robotik savaşçıları göreceğiz” ve bunun çok kısa süre içinde gerçekleşmesi öngörülüyor (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Bu iddialı öngörü, kara muharebelerinde insansız robotların (silahlı İKA’lar, robotik tanklar vb.) ön cephede kullanılacağına işaret ediyor. Nitekim robotik “köpek” ve “katır” olarak adlandırılan yük taşıyıcı veya keşif amaçlı dört ayaklı robot platformlar konusunda da Türkiye teknoloji birikimine sahip ve talep olması halinde bu tür robotları üretebileceğini Altınay ifade etmektedir (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak).

5 yıl içinde, güvenlik ve savunma amaçlı robotların çok daha olgun ve yaygın hale gelmesi beklenir. Kamu güvenliği alanında, örneğin büyük şehirlerin merkezi noktalarında devriye gezen otonom güvenlik robotları görmeye başlayabiliriz. Bu robotlar üzerlerindeki kameralarla anormal durumları tespit edip merkeze bildiren, gerektiğinde anons yapabilen sistemler olabilir. Robotik polis devriyeleri özellikle kapalı siteler, kampüsler veya havaalanı gibi kontrollü alanlarda kullanılabilir. Savunmada ise insansız askeri araçlar birliklerin ayrılmaz bir parçası haline gelebilir: Keşif gözetleme yapan mini robotlar, mayın tespitinde kullanılan otonom araçlar ve hatta yapay zekâ destekli insansız silahlı sistemler aktif envantere girebilir. Kara kuvvetlerinde sürü halinde hareket eden İKA’lar konsepti üzerinde çalışılıyor; 5 yıl içinde bu konseptin prototipten operasyonel kullanıma geçişine tanık olabiliriz. Ayrıca TSK envanterine dört ayaklı robot (robot köpek) alınarak meskun mahal operasyonlarında keşif için kullanılması gibi senaryolar konuşulmaktadır (dünyada benzerini ABD polis birimleri Boston Dynamics Spot robotları ile deniyor). Dolayısıyla, yarı otonom veya tam otonom robotların güvenlik kameraları, sensör ağları ve yapay zeka yazılımlarıyla entegre bir şekilde çalıştığı bir güvenlik mimarisi oluşuyor olacak. Bu süre zarfında, yapay zeka ile güçlendirilmiş video analiz sistemleri de fiziksel robotik devriyeleri tamamlayarak, güvenlikte bütüncül bir otomasyon sağlamaya başlayacak.

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Güvenlik robotlarının yükselişi, özel güvenlik görevlileri, devriye polisleri ve askerler gibi mesleklerin iş tanımını değiştiriyor. Rutin devriye gezme, izleme gibi işler robotlara devredildikçe, güvenlik personeli daha çok izle-yönet rolüne çekilecektir. Örneğin bir alışveriş merkezinde gece devriyesini robot yaptığında, güvenlik görevlisi robotun kamerasından gelen görüntüleri izleyip duruma göre müdahale eden bir operatör konumunda olacaktır. Bu, bir noktada daha az saha personeli ihtiyacı anlamına gelse de, insan faktörü tamamen ortadan kalkmaz; zira robotsu sistemlerin takibi, karar anlarında insan onayı ve acil durumlara fiziken müdahale için insanlar gereklidir. Askeri alanda ise, robotik sistem operatörleri ve uzaktan pilotlar yeni kritik meslekler haline geliyor. Ön cephedeki asker sayısı ileride azalırken, onları uzaktan yöneten veya robotların bakım-onarımını yapan teknik personelin önemi artacaktır. Riskli görevlerde robotların kullanılması, insan hayatını koruma açısından büyük avantajdır; bu sayede mayın imhası, bomba etkisizleştirme, keşif gibi tehlikeli görevlerde insan kaybı minimize edilebilir. Bu durum ordu ve emniyet teşkilatlarında insan personelin rolünü daha stratejik ve teknik bir seviyeye çekmektedir. Diğer yandan, güvenlikte robotlaşma yeni etik ve hukuki meseleler de doğurur (örneğin otonom bir silahlı robotun kararları kimin sorumluluğunda olacak gibi). Ancak iş gücü piyasası açısından bakıldığında, güvenlik robotları fiziki güvenlik görevlisi ihtiyacını bir miktar azaltacak, bu alandaki çalışanları daha eğitimli teknisyenler ve operatörler olmaya yönlendirecektir. Yine de, özellikle kritik karar alma ve insani değerlendirme gerektiren noktalar olduğu için, insan ve robotun birlikte çalıştığı hibrit modellerin uzun süre geçerli olması beklenir.


Ev ve Kişisel Kullanım Robotları

Ev içi robotlar, halihazırda birçok hanede bulunan robot süpürge gibi basit otomasyonlardan, gelecekte ortaya çıkması beklenen insansı ev hizmetçi robotlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Şu anda, Türkiye’de de pek çok evde robot süpürgeler rutin temizlik işlerini devralmış durumdadır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde robot süpürge ve otomatik çim biçme robotu gibi ürünler daha da yaygınlaşacak, fiyatlarının düşmesiyle orta gelirli kesimlerce de daha fazla benimsenebilir. Ayrıca akıllı ev asistanı robotlar konusunda ilk adımlar atılıyor. Örneğin, büyük teknoloji şirketlerinin geliştirdiği tekerlekli küçük ev robotları (Amazon Astro gibi) yurtdışında piyasaya sürülmeye başlandı; Türkiye’de de bu tür bir ürünün 1-3 yıl içinde satışa sunulması muhtemeldir. Bu cihazlar ev içinde devriye gezip güvenlik kamerası görevi yapmak, kullanıcının sesli komutlarına yanıt vererek müzik açmak, internette arama yapmak gibi işlevler sunmaktadır. Yani akıllı hoparlörlere tekerlek eklenmiş hali olarak düşünülebilir. Bir diğer gelişme de evcil robotlar alanında yaşanıyor: Çocuklar ve yaşlılar için arkadaşlık eden, sohbet edebilen basit sosyal robotlar (örneğin kedi-köpek şeklinde robotik oyuncaklar veya insansı görünümlü basit sohbet robotları) önümüzdeki dönemde piyasaya çıkabilir.

5 yıl sonrasında, ev robotları alanında gerçek anlamda insansı (humanoid) ev hizmetçileri ile tanışma ihtimalimiz bulunuyor. Türk robotik şirketi Altınay’ın öngörüsüne göre, “20-30 çamaşır makinesi fiyatına evlerde hizmet sağlayan, insana benzeyen ‘humanoid’ robotlarla yeni bir dünya başlayacak” ve 5 sene içinde evimizde yemek hazırlayan, servis yapan, kahve getiren robotlarımız olacak (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Bu oldukça iddialı bir öngörü olmakla birlikte, dünya genelinde de Tesla ve Apptronik gibi firmaların insansı genel amaçlı robot prototipleri geliştirdiğini not etmek gerekir. Muhtemelen 5-10 yıl içinde, belli başlı ülkelerde ilk nesil ev hizmetçi robotlar yüksek maliyetli de olsa sunulacak ve bu teknolojinin denemeleri başlayacaktır. Humanoid robotlar, insanlar gibi genel ortamlara uyum sağlayabilen bir fiziksel form vaat ediyor. Örneğin, gelecekte böyle bir ev robotu bulaşık makinesini doldurup boşaltabilir, sofrayı kurabilir, evi derleyip toplayabilir. Ancak IFR bu vizyonun ekonomik açıdan ne kadar uygulanabilir olacağının belirsiz olduğunu vurgulamaktadır; mevcut çözümlere kıyasla insansı robotların gerçekten ölçeklenebilir bir iş vakası sunup sunamayacağı henüz net değildir (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics). Dolayısıyla 5 yıl içinde evlerimizde insansı robotlar görsek bile bunlar muhtemelen sınırlı sayıda pilot uygulamalar veya yüksek gelir grubuna hitap eden ürünler olacaktır. Bunun dışında, daha spesifik ev robotları yaygınlık kazanabilir: Otomatik yemek pişirme robotik mutfaklar (ör. karşımıza çıkan prototip Moley Kitchen gibi sistemler) lüks konutlarda kullanılabilir; akıllı ayna ve sağlık takip robotları evde sağlık ölçümlerini yapabilir. Ayrıca kişisel mobilite robotları (örneğin yürümekte zorlananlar için robotik destekçiler) ve giyilebilir robotik dış iskeletler tüketici pazarına inebilir. Özetle, 5 yıl perspektifinde ev robotları alanında bugünkünden çok daha zengin bir ürün ekosistemi ortaya çıkması beklenmektedir.

Etkileri ve Mesleki Dönüşüm: Ev robotlarının yaygınlaşmasının, genel işgücü piyasasına etkisi dolaylı ve sınırlı olmakla birlikte, hanehalkı hizmetleri alanında bazı değişimler getirebilir. Örneğin, varlıklı kesimler arasında yaygınlaşabilecek insansı ev hizmet robotları, temizlikçi, aşçı, bakıcı gibi ev içinde istihdam edilen personelin yerini kısmen alabilir. Bu durum uzun vadede bu tür hizmetlere talebi azaltabilir. Ancak 5 yıllık periyot düşünüldüğünde, ev robotlarının bu denli ileri düzeyde çoğalması ve profesyonel insan hizmetinin yerine geçmesi pek olası görünmemektedir. Kısa vadede, ev robotları daha çok kullanıcıların yaşam kalitesini artıran bir konfor aracı olacaktır. İnsanlar günlük rutin işlere daha az vakit harcayıp boş zamanlarını artırabilirler. Özellikle çalışan bireyler için temizlik robotları veya yemek pişirme otomasyonları, iş-yaşam dengesine olumlu katkı yapabilir. Yaşlı ve engelli bireylerin bağımsız yaşaması da ev robotları sayesinde kolaylaşacaktır; örneğin düşmeleri algılayıp haber veren veya ilaç saatini hatırlatan basit robotlar, bakım ihtiyacını azaltabilir. Bu da dolaylı olarak profesyonel bakım hizmetlerine olan talebi bir miktar düşürebilir. Öte yandan, ev robotları tüketici elektroniği sektöründe yeni bir pazar yarattığından, robotik ürün montajı, satış ve servis teknisyenliği gibi alanlarda istihdam yaratır. Türkiye, eğer bu pazarda üretici veya yazılım geliştirici olarak rol alırsa ekonomik fayda da elde edecektir. Akınrobotics gibi firmaların Konya’da kurduğu robot fabrikası, tamamen yerli imkanlarla sosyal ve servis robotları üretmeye başlamıştır (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Bu tür girişimler başarılı olursa, ev robotları Türkiye için bir ihracat kalemi ve mühendislik istihdamı alanı da olabilir. Sonuç olarak ev robotlarının toplumsal etkisi, diğer kategoriler kadar işten çıkarma boyutunda olmayıp, daha ziyade insanların günlük hayatını kolaylaştırma ve belirli hizmet sektörlerinde dönüşüm sağlama şeklinde ortaya çıkacaktır.


İşgücü Piyasasına Olası Etkiler (İş Kaybı ve Yeni Fırsatlar)

Robotik ve otomasyonun işgücü piyasası üzerindeki etkisi çok boyutludur. Genel bir endişe, robotların insanların yerini alarak işsizliğe yol açacağıdır. Tarihsel olarak baktığımızda, teknolojik dönüşümler bazı meslekleri ortadan kaldırırken, yenilerini yaratmış ve toplam istihdam genellikle uzun vadede artmıştır (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?) (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?). Mevcut dijital çağ için de benzer bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dünya Ekonomik Forumu’nun verilerine göre yapay zeka ve otomasyon, 2025 yılına kadar dünya genelinde 85 milyon işi ortadan kaldırabilecek fakat 97 milyon yeni iş yaratabilecektir (GÖRÜŞ - Yapay zeka mesleklerin geleceğini nasıl etkileyecek?). Yani net etki pozitif olabilir, ancak bu yeni işlerin niteliği farklı olacaktır. Yine de kısa vadede etkilenecek meslekler ve sektörler açısından hazırlıklı olunması gerekir. Örneğin yukarıda bahsedilen kasiyer, çağrı merkezi elemanı, montaj işçisi, kamyon şoförü, fast-food pişiricisi gibi tekrar eden veya kural bazlı işleri yapan meslekler, önümüzdeki 5-10 yıl içinde en risk altındaki gruplar olarak görülmektedir (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?) (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?). Nitekim Amazon Go gibi kasasız mağaza teknolojileri kasiyerlik mesleğini tarihe karıştırmaya başlamıştır (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?). Benzer şekilde otonom araçlar olgunlaştıkça taksi ve kamyon şoförlüğü gibi işler de dönüşüme uğrayacaktır. Bu dönüşüm bir anda değil, kademeli olacaktır: Örneğin ilk etapta insan sürücüler, otonom sistemleri denetleyen operatörlere dönüşecek, zamanla doğal emekliliklerle insan sürücü sayısı azalacaktır.

Türkiye özelinde, iş gücünün bu dönüşüme uyum sağlaması kritik önem taşımaktadır. McKinsey’in “İşimizin Geleceği” raporuna göre, 2030 yılına kadar Türkiye’de otomasyon ve yapay zeka etkisiyle 7,6 milyon mevcut iş alanı kaybolup yeni işlere dönüşebilir, buna karşılık 8,9 milyon yeni iş oluşabilir ve net olarak 3,1 milyonluk bir istihdam artışı potansiyeli vardır (McKinsey Türkiye, ‘İşimizin Geleceği’ Raporunu Yayınladı | HRdergi). Yani uygun politikalar ve eğitim hamleleriyle, robotik ve dijitalleşme net istihdam artışı bile getirebilir. Bu noktada en büyük ihtiyaç, iş gücünün yeniden beceri kazanması (reskilling) ve yeni mesleklere yönelmesi olacaktır. Dönüşümün hızı bazı kesimleri hazırlıksız yakalayabileceği için şimdiden eğitim kurumlarının ve şirketlerin çalışanları geleceğin mesleklerine hazırlaması gerekmektedir.

Önümüzdeki yıllarda önem kazanacak yeni iş alanlarına örnek vermek gerekirse: Robot mühendisliği, robot teknisyenliği, veri analistliği, yapay zeka uzmanlığı, yazılım geliştirme, dijital ürün tasarımı, siber güvenlik, drone operatörlüğü gibi meslekler ciddi talep görecektir. Hatta henüz tam adı konmamış meslekler (ör. otomasyon etik uzmanı, robot eğiticisi, insan-robot etkileşimi tasarımcısı) ortaya çıkabilir (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Bunun yanında, yaratıcılık ve insan ilişkileri boyutu yüksek meslekler (tasarım, strateji, eğitim, bakım, sanat vb.) robotlaşmadan daha az etkilenecek veya destekleyici rol kazanacaktır (Yapay zekanın küresel ekonomi ve istihdamı kökten değiştirmesi ...). Örneğin, robotlar rutin hukuki belge taraması yaparken avukatlar daha stratejik danışmanlığa odaklanabilir; doktorlar yapay zeka tanı önerilerini kullanarak hastalara daha fazla vakit ayırabilir.

İşgücü piyasasının bu dönüşümünde sosyal politikaların rolü de büyüktür. Kısa vadede belirli sektörlerde iş kayıpları kaçınılmaz olursa, adaletli bir geçiş sağlamak için yeniden eğitim programları, geçici destekler ve yeni iş alanları yaratmaya yönelik teşvikler kritik olacaktır. Türkiye’de sanayi ve hizmet sektöründe dijital dönüşüm hızlandıkça, insan kaynağını yüksek katma değerli alanlara yönlendirme hedefi benimsenmiştir. Nitekim Ticaret Bakanlığı, yapay zeka ve robotların üretim-istihdam üzerinde büyük etkileri olacağını, iş gücü piyasalarında değişim ve dönüşüme yol açacağını ancak yeni meslek ve iş alanlarının da doğacağını vurgulamıştır (Ticaret Bakanı Bolat: Yapay zekanın gelişmesiyle yeni meslek ve iş ...). Özetle, robotlar işgücü piyasasını dönüştürmekte; bazı işleri ortadan kaldırıp bazılarını yaratmakta ve hemen tüm mesleklerde görev tanımlarını değiştirmektedir. Bu süreçte bireylerin ve kurumların esneklik ve öğrenme becerisi kilit önem taşır. Değişime uyum sağlayan, robotlarla birlikte çalışmayı öğrenen, yeni teknolojileri benimseyen ülkeler ve topluluklar kazanım elde edecek; uyum sağlayamayanlar ise geçici de olsa zorluk yaşayabileceklerdir.


Türkiye’de Robotik Sektörü ve Yatırımlar

Türkiye, robotik teknolojilere hem kullanıcı hem de geliştirici olarak yatırım yapmaya başlamıştır. Üretim sektöründeki robot entegrasyonunun yanı sıra, yerli robot geliştiren şirketler ve devlet destekli programlar dikkat çekmektedir. Aşağıda Türkiye’de robotik alanda öne çıkan bazı girişimler ve yatırımlar listelenmiştir:

  • Altınay Robot Teknolojileri: 1990’lardan beri Türkiye’de esnek üretim hatları kuran öncü şirketlerden biridir. Otomotiv, savunma, beyaz eşya gibi sektörlere entegre robotlu çözümler sunmaktadır (Robotlar aramızda... - InBusiness). Altınay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HAMLE Programı kapsamında Türkiye’nin kendi endüstriyel robotunu geliştirmesi projesinde yer almakta ve 2025 yılında başlatılan “Gelişmiş Robotik Akıllı Sanayi Sistemleri” projesi ile yerli robot bileşenleri üretmeyi hedeflemektedir (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Şirket, 2030 yılına kadar insana benzeyen (humanoid) bir robotu milli seviyede geliştirmiş olma hedefini deklare etmiştir (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Bu alanda Ar-Ge yatırımlarını sürdürmektedir.

  • Akınrobotics (Akın Soft): Konya merkezli Akın Soft şirketi tarafından kurulan Akınrobotics, yüzde 100 yerli sermaye ile hizmet ve insansı robotlar geliştirmektedir (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Şirketin ürün gamında ADA serisi insansı robotlar, Mini ADA sosyal robotu, servis robotları ve UV-C sterilizasyon robotları bulunmaktadır (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler) (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Akınrobotics, Konya’daki tesisinde seri üretim kapasitesine sahip bir robot fabrikası kurmuştur. Özellikle kafe ve restoranlar için garson robot projesi ile hastane ve benzeri ortamlar için otonom dezenfeksiyon robotu çözümleri, pandemi döneminde ilgi görmüştür (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler). Şirket, yerli insansı robot geliştirme konusunda Türkiye’de en ileri girişimlerden biri olarak değerlendirilmektedir.

  • Tezmaksan: Takım tezgahları ve CNC otomasyonu alanında önemli bir yerli firma olan Tezmaksan, son yıllarda robotik otomasyona yatırım yapmıştır. CNC tezgah besleme robot hücreleri geliştirerek imalat sanayine sunan firma, geçtiğimiz yıllarda kendi robot üretim fabrikasını kurma hazırlığına girmiş ve 2024 yılında bu fabrikanın açılışını planladığını açıklamıştır (Robotlar aramızda... - InBusiness). Tezmaksan’ın odaklandığı alan, özellikle KOBİ’ler için ekonomik ve kullanımı kolay robotik otomasyon çözümleri sağlamaktır. Bu yatırımlarla, Türkiye’de endüstriyel robot üretimine katkı vermeye başlamıştır.

  • Milvus Robotics: ODTÜ Teknokent kökenli bir girişim olan Milvus Robotics, otonom mobil robotlar (AMR) geliştirmektedir. Şirket, fabrika ve depolar için kendi kendine giden yük taşıma robotları, çekici robotlar ve depo içi lojistik çözümleri üretmektedir. 2011 yılında kurulan Milvus, Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli fabrikalarda AGV/AMR sistemleriyle malzeme taşıma süreçlerini otomatikleştirmiştir. Bu, Türkiye’nin lojistik robotlar alanında ihracat yapabilen markalarından biridir.

  • Saha Robotik: İstanbul merkezli Saha Robotik, hizmet sektörüne yönelik otonom servis ve teslimat robotları geliştiriyor. Yukarıda bahsedilen restoran servisi robotlarını üreten firma olarak dikkat çekiyor. Kurucu ortağı Murat Ayrancı’nın ifadelerine göre, şirket restoranlarda yemek servisi, havaalanında bagaj/paket taşıma, hastanede malzeme dağıtma gibi uygulamalar için akıllı navigasyonlu mobil robotlar üretiyor (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Saha Robotik, son dönemde bu robotları ticari olarak çeşitli işletmelere konumlandırmaya başladı. Bu tür girişimler, Türkiye’de robotik startup ekosisteminin geliştiğini gösteriyor.

  • ASELSAN ve HAVELSAN: Savunma sanayiinin devleri ASELSAN ve HAVELSAN da robotik sistemlere yatırım yapıyor. ASELSAN’ın insansız kara aracı prototipleri (İKA’lar) ve insansız silah platformları üzerine çalışmaları bulunuyor. Örneğin ASELSAN’ın Kaplan ve Kapgan adlı silahlı İKA konseptleri basına tanıtılmıştı. HAVELSAN ise Barkan adlı insansız kara aracı ve BAHA mini insansız hava aracı gibi sistemleri geliştirdi. Bu şirketlerin savunma robotikleri alanındaki Ar-Ge faaliyetleri, askeri robotların yerlileştirilmesi açısından önemli. Ayrıca ASELSAN, sivil güvenlik için de insansız çözümler (ör. sınır gözetleme robotları) üzerinde çalışmaktadır.

  • Diğer Yatırımlar ve Girişimler: Bunların dışında, Türkiye’de robotik alanında faaliyet gösteren birçok firma ve AR-GE merkezi vardır. Örneğin, TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii) insansız hava araçları alanında dünya çapında ürünler ortaya koyarken, Baykar şirketi de SİHA teknolojisinde liderdir – bunlar da birer otonom robotik sistem olarak değerlendirilebilir. Üniversitelerde robotik araştırma laboratuvarları (ODTÜ Robot Topluluğu, Boğaziçi Üniversitesi BİMEK, İTÜ Robot Olimpiyatları vb. etkinliklerle) yetişmiş insan kaynağı oluşturmaktadır. TÜBİTAK, KOSGEB gibi kuruluşlar robotik ve mekatronik projelerine hibe destekleri sağlamaktadır. Teknopark İstanbul’da Fly BVLOS Technology gibi şirketler otonom drone sistemleri geliştiriyor; Alesta Robotics gibi girişimler tarım robotları üzerinde çalışıyor. Bu çeşitlilik, Türkiye’de robotik sektörünün sadece tüketici konumunda olmadığını, aynı zamanda üretim ve inovasyon tarafında da adımlar atıldığını göstermektedir.

Türkiye’deki bu yatırımlar ve girişimler, önümüzdeki 5 yıl içinde yerli robotların piyasaya çıkması ve belirli sektörlerde kiralama modeliyle sunulması sonucunu doğurabilir. Örneğin, Akınrobotics’in servis robotları veya Saha Robotik’in otonom kuryeleri, işletmelere Robotik-hizmet (RaaS) olarak sağlanabilir ve Türkiye bu alanda bölgesel bir tedarikçi konumuna gelebilir. Altınay gibi şirketlerin de desteğiyle, Made in Turkey endüstriyel robotlar 5-10 yıl ufkunda fabrikalara girmeye başlayacaktır. Bu gelişmeler, ülkenin teknolojik yetkinlik düzeyini artırırken, robotik alanda ihracat ve yüksek katma değerli üretim fırsatları yaratacaktır.

Yukarıdaki analiz doğrultusunda, Türkiye’de önümüzdeki 1-5 yıl içinde farklı tür robotların hangi sektörlerde devreye gireceği ve iş gücüne etkileri özetlenmiştir. Aşağıdaki tabloda bu bulgular derlenerek sunulmaktadır:

Robot Türü

1-3 Yıl İçinde (İlk Kullanımlar)

~5 Yıl İçinde (Yaygınlaşma)

Hızlı Yayılacak Sektörler

Etkilediği Meslekler ve İşgücü Etkisi

Endüstriyel Robotlar (Üretim, Cobots)

KOBİ’lerde kolaboratif robot pilotları; yerli robot üretiminin başlaması (ör. Tezmaksan fab. açılışı) (Robotlar aramızda... - InBusiness). Büyük şirketlerde robot entegrasyonunun artması.

Üretimde robotlar norm haline gelir; akıllı fabrikalar yaygınlaşır. Yapay zekâ ile otonom üretim hatları; inşaat, tekstil gibi yeni sektörlerde robot kullanımı.

Otomotiv (öncü), beyaz eşya, elektronik; KOBİ üreticileri ve montaj hatları.

Montaj işçisi, kaynakçı, boyacı gibi işlerde insan ihtiyacı azalır; çalışanlar denetleyici/teknik role geçer. Tehlikeli ve rutin işlerden insan çekilir, iş güvenliği artar (Robotlar aramızda... - InBusiness). Yeni işler: robot operatörü, bakım teknisyeni.

Hizmet/Servis Robotları (Restoran, Otel, AVM)

Robot garsonlar restoranlarda servis denemeleri (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler); otellerde resepsiyon ve oda servisi robotları pilot kullanım. AVM ve hastanelerde yol gösteren, temizlik yapan robotlar görücüye çıkar.

Birçok restoran ve otelde servis robotları rutinleşir; insansı iletişim kurabilen gelişmiş modeller ortaya çıkar. Kiralama (RaaS) ile KOBİ’ler dahi robot garson/temizlikçi kullanabilir.

Yiyecek-içecek (restoran, kafe), turizm (otel), perakende (AVM, mağaza); ayrıca hastane içi lojistik.

Garson, komi, resepsiyonist, temizlik görevlisi ihtiyacı kısmen düşer; insanlar daha çok müşteri ilişkileri ve denetime kayar. Düşük vasıflı işlerde dönüşüm, robot bakım teknisyeni gibi yeni işlerde artış (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor).

Sağlık Robotları (Cerrahi ve Bakım)

Büyük hastanelerde robotik cerrahi sistemleri artar (Da Vinci vb.) (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak); bazı hastanelerde ilaç teslim ve örnek taşıma robotları devreye girer (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Rehabilitasyon merkezlerinde dış iskelet kullanımı başlar.

Robotik cerrahi standart hale gelir, daha fazla branşa yayılır. Hasta bakım robotları (kaldırma, mobilite yardımı) bakım evlerinde görülür. Telepresence (uzaktan muayene) robotları yaygınlaşır.

Hastaneler (ameliyathane, yoğun bakım), klinikler, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri.

Cerrah, hemşire, hasta bakıcı rolleri dönüşür: Cerrahlar robot kullanarak daha verimli çalışır; hemşireler ağır iş yükünden kurtulur, hastaya odaklanır. Bakım personeli teknik beceri kazanır. İnsan teması kritik olduğundan robotlar destek rolündedir, insan iş gücü daha nitelikli hale gelir (Yapay zekanın küresel ekonomi ve istihdamı kökten değiştirmesi ...).

Lojistik Robotları (Depo, Dağıtım)

E-ticaret depolarında otonom taşıyıcı (AGV/AMR) kullanımı başlar; paket ayrıştırma ve istifleme robotları pilot uygulanır. İlk otonom teslimat robotu ve drone denemeleri (kampüs, site içi) görülür.

Tam otomatik depolar yaygınlaşır; büyük lojistik firmaları 7/24 robotik operasyon yapar. Sürücüsüz kamyon ve dağıtım araçları belirli rotalarda hizmete girer. Drone ile teslimat sınırlı da olsa başlamış olur.

Depo ve lojistik merkezleri (e-ticaret, perakende); kargo-dağıtım sektörü; büyük market zincirleri lojistiği.

Depo işçileri, raf toplayıcılar, forklift operatörleri, kargo dağıtıcıları geleneksel rolü azalır; çalışanlar sistem gözetimi ve yönetimi işine geçer. Şoför ihtiyacı kademeli düşer. Rutin işler otonomlaşırken robot filo yöneticileri, bakım mühendisleri gibi yeni uzmanlıklar doğar.

Tarım Robotları (Drone, Otonom Traktör)

Büyük çiftliklerde ilaçlama dronları yaygın kullanılır (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics); sınırlı sayıda otonom traktör pilot proje olarak tarlaya çıkar (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics). Seralarda iklim kontrol ve sulama otomasyonu devreye girer.

Sürücüsüz traktörler ve biçerdöverler belirli bölgelerde kullanılmaya başlanır. Meyve sebze hasat robotları (özellikle sera ve bahçelerde) devreye girer. Hayvancılıkta otomatik süt sağım ve yemleme sistemleri standartlaşır.

Tarım (büyük ölçekli tarla üretimi), seracılık, meyve bahçeleri; modern çiftlik işletmeleri.

Tarım işçileri ve mevsimlik işçiler ihtiyacı azalır (özellikle ilaçlama, hasat gibi işlerde). Traktör operatörleri klasik sürücüden, birden fazla aracı izleyen teknisyen rolüne geçer. İş gücü maliyeti düşer, verim artar (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics); genç nesil için tarım çekici hale gelebilir. Yeni iş: tarım teknolojisi operatörü (drone pilotu, veri analisti).

Güvenlik Robotları (Sivil ve Askeri)

Emniyet ve özel güvenlikte devriye robotları test edilmeye başlanır (alışveriş merkezi, havaalanı gibi alanlarda). TSK envanterine yeni insansız kara araçları girer, mevcut bomba imha robotları yaygın kullanılır (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı). Sınır gözetleme için insansız sistemler devrede.

Şehirlerde kalabalık bölgelerde otonom güvenlik robotları hizmete girer; 4 ayaklı robot köpek birimleri özel güvenlikte kullanılabilir. Askeri operasyonlarda robotik araçlar (silahlı/drone İKA’lar) ön safta görev alır (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak).

Kamu güvenliği (havaalanı, AVM, kampüs), sınır güvenliği; askeri birlikler (kara kuvvetleri, lojistik destek).

Güvenlik görevlileri ve devriye personeli sayısı bir miktar düşer, kalanlar izleme ve kontrol görevine evrilir. İnsansız sistemler sayesinde riskli görevlerde insan kaybı azalır. Askeri personel için yeni rol: robot operatörü/teknisyeni. İnsan faktörü tamamen kalkmasa da, fiziksel devriye yerine uzaktan gözetim öne çıkar.

Ev ve Bakım Robotları (Kişisel)

Robot süpürge ve akıllı ev sistemleri orta gelirli hanelere kadar yayılır. İlk nesil ev asistanı robotlar (tekerlekli akıllı cihazlar) piyasaya çıkar. Bazı evlerde eğlence ve güvenlik amaçlı basit robotlar görülür.

Lüks segmentte insansı ev hizmetçi robotlar ortaya çıkar ve deneme kullanımına başlar (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak). Orta vadede robot aşçı, otomatik mutfak gibi konseptler sınırlı da olsa uygulanır. Yaşlılara arkadaşlık eden sosyal robotlar bakım sektörüne destek verir.

Haneler (özellikle üst gelir grubu), akıllı ev pazarı; evde bakım hizmetleri.

Kısa vadede ev robotları bireylerin yaşam kalitesini artırır, iş gücü piyasasına etkisi azdır. Uzun vadede ev işlerinde çalışan hizmetlilere talep düşebilir (temizlikçi, bakıcı vb.). Ancak insansı robotlar yaygınlaşana dek etki sınırlı. Ev içi ücretsiz emeğin (ör. ev hanımlarının işleri) yükü azalır. Bakıcılar daha çok duygusal desteğe odaklanır, robotlar rutinleri yapar.

Yukarıdaki tablo, Türkiye’de farklı robot türlerinin yakın ve orta vadede hangi sektörlerde devreye gireceğini ve bunların iş gücü üzerindeki muhtemel etkilerini özetlemektedir. Genel olarak değerlendirildiğinde, robotların iş hayatına entegrasyonu “dijital dönüşüm” sürecinin bir parçası olup, verimlilik artışı ve yeni iş imkanları yaratma potansiyeli barındırmaktadır. Robotların yaygın kullanıldığı ülkelerde ucuz iş gücü avantajı ortadan kalkmakta, bunun yerine teknolojiye dayalı bir sosyo-ekonomik dönüşüm gerçekleşmektedir (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor). Türkiye de bu dönüşümde geri kalmamak için hem robot teknolojilerini ithal ederek kullanmakta hem de yerli geliştirme ve üretim kapasitesini oluşturmaya çalışmaktadır. Önümüzdeki 1-5 yıl, bu alanda kritik bir dönem olacaktır: Bir yandan işletmeler robotların sunduğu verimlilik ve tasarruf imkanlarından yararlanmak için hızla otomasyona yönelecek, diğer yandan çalışanlar ve eğitim sistemi yeni çağa uyum sağlamak durumunda kalacaktır. Uygun stratejilerle, robotik teknolojilerin Türk iş gücü piyasasına etkisinin “yıkıcı” olmaktan çok “dönüştürücü” olması ve orta-uzun vadede refahı artırması mümkün görünmektedir.


Kaynaklar:

  1. Mustafa Orhun Çetin, “Robotlar Aramızda...”, InBusiness Türkiye, 1 Temmuz 2024 (Robotlar aramızda... - InBusiness) (Robotlar aramızda... - InBusiness).

  2. “TOP 5 Global Robotics Trends 2025”, International Federation of Robotics (IFR) Basın Bülteni, 22 Ocak 2025 (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics) (TOP 5 Global Robotics Trends 2025 - International Federation of Robotics).

  3. “Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek”, Ege Lobisi Haber, 25 Mayıs 2023 (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler) (Robotlar Geliyor! Restaurant ve Hizmet Sektöründe Artık Robotlar Hizmet Verecek - EGE - Yurttan Ve Dünyadan Haberler).

  4. Göksel Yıldırım, “Türk güvenlik robotları ABD’de vitrine çıktı”, Anadolu Ajansı (AA), 24 Nisan 2024 (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı) (Türk güvenlik robotları ABD'de vitrine çıktı).

  5. “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü”, McKinsey & Company Raporu, Ocak 2020 (McKinsey Türkiye, ‘İşimizin Geleceği’ Raporunu Yayınladı | HRdergi).

  6. Nurhan Demirel, “Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?”, MediaTrend, 29 Ocak 2025 (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?) (Robotlar yakın gelecekte hangi meslekleri yok edecek?).

  7. Hakan Altınay söyleşisi, “Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak”, Anadolu Ajansı (AA), 8 Ocak 2023 (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak) (Türkiye yeni milli robotlarla tanışacak).

  8. Murat Ayrancı röportajı, “Teslimat robotlarının pazar büyüklüğü 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor”, Anadolu Ajansı (AA), 20 Mart 2023 (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor) (Teslimat robotlarının pazar büyüklüğünün 2030'da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor).

  9. Onna Robotics Blog, “Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı”, Ekim 2022 (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics) (Tarım Robotlarının Türkiye’de Kullanımı – Onna Robotics).

  10. Zafer Küçükşabanoğlu, “Yapay zeka mesleklerin geleceğini nasıl etkileyecek?”, AA Görüş köşesi, 7 Nisan 2023 (GÖRÜŞ - Yapay zeka mesleklerin geleceğini nasıl etkileyecek?).

 
 
 

Comments


bottom of page